Kabızlık Nedir? Kabızlığa Ne İyi Gelir?

0
537

Kabızlık, bağırsak hareketlerinde yavaşlama sonucu oluşan ve sık görülen bir sorundur. Bunun sonucunda çıkan dışkı çok sert ya da çok küçük olabilir. Ayrıca tuvalet yaparken zorlanma hissi de mevcuttur. Haftada üç seferden az dışkılama ihtiyacı duyulması kabızlık olarak adlandırılır. Kabızlık bazı ilaçların yan etkisi sonucu ortaya çıkabileceği gibi beslenme tarzına bağlı olarak da oluşabilir. Ayrıca sindirim sistemini etkileyen bazı hastalıklar da kabızlığa yol açabilir.

Kabızlık Nedir?

Kabızlık her insanda oluşabilen bir durum olsa da özellikle tuvalete çıkıldığında dışkıda ya da tuvalet kağıdında kan görülmesi, ateşin eşlik etmesi, kilo kaybı ya da halsizlik gibi şikayetlerin de olması ciddi bir problem olabileceğinin sinyalini verir. Ayrıca beslenme tarzında ya da kullanılan ilaçlarda bir değişiklik olmadan ve daha önce kabızlık geçirmeden yeni ortaya çıkan kabızlık durumunda da sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.

Kabızlıktan korunmak için evde uygulanabilecek bazı yöntemler vardır. Meyve, sebze, erik suyu ve tahıl gibi lif oranı yüksek gıdaları tüketmek faydalıdır. Ayrıca bol su ve sıvı alımı da önemlidir. Tuvalet ihtiyacı hissedildiğinde mutlaka beklemeden tuvalete gidilmelidir. Bunların dışında laksatif etki gösteren ilaçlar da bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlığı sonlandırır. Kabızlık tedavisinde kullanılan lavmanlar, fitiller ya da haplar olduğu gibi laksatif etkili toz ya da şuruplar da mevcuttur.

Kabızlık Kimlerde Yaygın Görülür?

Dışkılama sıklığında azalma olması ile birlikte aşırı zorlanma, alt karın bölgesinde dolgunluk hissi, sert dışkı, dışkılama olduğu halde tamamen rahatlayamama hissi gibi şikayetlerin bulunmasına kabızlık denir. Kabızlıkta dışkılama sıklığı haftada üçten daha azdır. Tüm yaşta erişkinlerde görülme sıklığı %12 ila 19 arasındayken kronik kabızlık görülme sıklığı yaşla artar. 60-101 yaş aralığındaki bireylerin %33.5’inde kabızlık sorunu görülür. 65 yaşından büyüklerde ise erkeklerde %26, kadınlarda %34 oranında görüldüğü tahmin edilmektedir. Kadınlarda, beyaz tenli olmayanlarda, düşük gelirli kişilerde, 60 yaşın üzerindekilerde, sedanter yaşamı olanlarda (egzersiz yapmayan kişilerde), eğitim oranı düşük kişilerde, Parkinson hastalığı gibi kabızlığa neden olabilecek bir tıbbi durum tanısı alanlarda görülme riski daha fazladır.

Kabızlık Belirtileri Nelerdir?

Kabızlık sorunu yaşayan kişilerde nedeni saptayabilmek için doktorlar tarafından çeşitli sorular sorulur. Kabızlığın süresi, bağırsak hareketlerinde oluşan değişiklik, ilaç kullanım öyküsü veya herhangi bir ek hastalığın olup olmadığı önemlidir. Hastaların aklındaki kabızlık tanımı, tıbbi olarak kabızlık tanımından farklı olabileceği için dışkılama sıklığının ve özelliklerinin değerlendirilmesi, tanı konulmasında ve etiyolojinin saptanmasında yardımcı olur. Kabızlığa ek olarak bazı kişilerde dışkı sıkışmasına bağlı olarak kabızlık sonrası sıvı dışkılama yani taşma ishali oluşabilir. Dışkıda kan görülmesi, 4.5 kilodan fazla kilo kaybı, ailede kolon kanseri ya da inflamatuvar bağırsak hastalığı öyküsü olması, kansızlık ya da akut başlangıçlı kabızlık gibi durumlarda kabızlığın nedeni ciddi bir durum olabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Kabızlık Nedenleri Nelerdir?

Fizik muayenede elle makat muayenesi yapılabilir. Muayene sırasında ağrı olması, asimetrik anal açıklık, sfinkter (dışkılamaya yardımcı kas) fonksiyonunda bozulma, kitle, darlık veya dışkının varlığı ya da karakteri (yumuşak, sert ya da sıkışmış) kabızlığın nedeninin anlaşılması için önemlidir. Kabızlığa sebep olabilecek çok sayıda durum vardır. Beslenme şekli (özellikle liften fakir beslenme), ilaç kullanımı, metabolik ya da nörolojik bozukluklar, psikososyal sorunlar kabızlığa yol açabilir. Fonksiyonel kabızlık ise irritabl bağırsak sendromu sonucu oluşabileceği gibi bilinmeyen nedenlerden de ortaya çıkabilir. Kabızlığa neden olabilecek diğer sebeplerden bazıları ise şu şekilde listelenebilir:

  • Rektal prolapsus
  • Anal kanal darlığı
  • Anal fissür (makat çatlağı)
  • Hemoroid (basur)
  • Travma
  • Hareketsiz yaşam tarzı
  • Dışkılama ihtiyacı duyulduğu halde erteleme alışkanlığı
  • Hirschsprung hastalığı
  • Multipl skleroz ve Parkinson hastalığı gibi santral nörolojik işlev bozuklukları
  • Hipotiroidi
  • Hiperparatiroidi
  • Kronik böbrek hastalığı
  • Skleroderma
  • Depresyon
  • Anoreksiya nervoza

Bebeklerde Kabızlık Belirtileri Nelerdir?

Şiddetli ve tekrarlayan kabızlığı olan bebeklerde, özellikle doğumdan itibaren şikayetleri olanlarda kabızlık nedenleri dikkatle değerlendirilir ve altta yatan sebepler araştırılır. Hem bebeklerde hem çocuklarda tedavide kabızlığın giderilmesi için beslenme değişiklikleri önerilir. Bebeklerde laktüloz ve kabızlık giderici fitiller kullanılabilir. Daha büyük çocuklarda ise tedavide laksatifler uygulanabilir.

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Kabızlık

Çocuklarda kabızlık şikayetleri ya da belirtileri başladığında kısa süreli (iki haftadan kısa) bile olsa kabızlığın kötüleşmemesi, tekrarlamaması ya da kronikleşmemesi için doğru şekilde müdahale edilmelidir. Yenidoğan döneminden sonra bebeklerde gelişen kabızlık ise tipik olarak katı gıdalara veya inek sütüne geçiş gibi beslenme değişiklikleri nedeniyle oluşur. Kabızlık çoğunlukla beslenmenin değiştirilmesine yanıt verir, ancak bazı durumlarda yeterli olmayabilir. Yetişkinlerde ise tedavide liften zengin besinlerin tüketilmesi önerilirken dışkı yumuşatıcı ilaçlar veya laksatifler de kabızlığın giderilmesinde önemli rol oynar.

Yetişkin bireylerde biofeedback tedavisi uygulanabilen bir diğer yöntemdir. Bu tedavi, pelvik taban kaslarının ve anal sfinkter kasının dışkılama sırasında uygunsuz kasılmaları sonucu oluşan kabızlığın önlenmesinde etkili bir tedavi şeklidir. Kabızlıkta dışkıda sertleşme varsa ve tıkanma oluşmuşsa bazen bu tıkanıklığın elle çıkarılması gerekebilir. Ancak bu durum tıkanan dışkı miktarına göre ameliyathane ortamında yapılabilir. Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen kişilerde ise cerrahi müdahale uygulanabilir.

Yaşlılarda Kabızlık Neden Sık Görülür?

Yaşlılarda kabızlığın görülme sıklığı oldukça yüksektir. Bu nedenle laksatif ilaç kullanımı yaşlı bireyler arasında yaygındır. Özellikle yaşın ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan hastalıklar kabızlığın da ortaya çıkma olasılığını artırır. Yaşlılarda kabızlığa ne iyi gelir sorusunun cevabı ise yine beslenme tarzında gizlidir. Kabızlığın giderilmesi ve tekrar oluşmasının önlenmesi için yaşam tarzının ve beslenme şeklinin değiştirilmesi önemlidir. Günlük sıvı alımı yeterli olmayan yaşlı bireylerde sıvı alımının artırılması ve egzersiz yapılması kabızlığın tedavisinde etkilidir. Bağırsak alışkanlığının kazandırılması için günün aynı saatlerinde tuvalete çıkılması önerilir.

Kabızlık Nasıl Önlenir?

Büyük abdestin yapılması şartlı bir refleks olduğu için uyandıktan sonra ve yemekten sonra kalın bağırsakların aktivitesi artar. Bu nedenle özellikle uyandıktan sonra ilk iki saat içerisinde ve kahvaltıdan sonra tuvalete gitme alışkanlığının kazanılması kabızlığın iyileşmesinde önemli bir role sahiptir. Yine besinlerle birlikte alınan lif miktarı, kabızlığın tedavisi ve tekrarlamaması için gereklidir. Bu nedenle günlük lif alımının 20-25 grama çıkarılması gereklidir.

Ancak özellikle yaşlılarda lif alımına bağlı olarak şişkinlik gibi şikayetler de oluşabileceği için mutlaka sağlık profesyonellerinden bilgi alınarak beslenme planı hazırlanmalıdır. Yaşlı bireylerde laksatif ilaçların kullanımı ise kalp ve böbrek hastalıkları, diğer kullanılan ilaçlar ile etkileşim ve yan etki yönünden dikkat edilerek başlanabilir. Bu nedenle laksatif kullanılmadan önce mutlaka doktorlardan bilgi alınmalıdır.

Gebelerde Kabızlık Neden Olur?

Gebelerde kabızlık özellikle son trimesterde sık görülen bir problemdir. Gebelik sürecinde dolaşımda bulunan progestojen hormonunun artması, rahmin büyüyerek kalın bağırsak ile yer değiştirmesi, hareketliliğin azalması ve demir takviye edici ilaçların kullanılması kabızlık oluşma riskini artıran durumlardır. Gebelerde görülen kabızlık durumu genellikle bağırsak hareketlerinde azalma yerine dışkının sert olması şeklinde kendini gösterir.

Gebelik döneminde bebeğe ve anneye zarar vermemesi için ilaç kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır. Gebelikte kabızlığa ne iyi gelir diye soran hastalara doktorlar genelde beslenme tavsiyeleri verirler. Gebelerde kabızlık, hemoroid (basur) hastalığına neden olabileceği için dikkatli olmak gerekir. Bu nedenle liften zengin gıdalarla beslenme anne sağlığı için oldukça önemlidir.

Kabızlığa Ne İyi Gelir ve Kabızlık Nasıl Geçer?

Kabızlığın düzeltilebilmesi için eğer kalsiyum kanal blokörü, beta blokör, opiyat, diüretik, antidepresan, antiepileptik, kalsiyum takviyesi, antikolinerjik, antispazmodik özellikteki kabızlığa neden olabilecek ilaçların yeniden değerlendirilmesi gereklidir. Mümkünse bu ilaçlar kabızlığa yol açmayacak alternatifler ile değiştirilebilir ya da durdurulabilir. Zengin lif içeren gıdalarla beslenme ve bol sıvı tüketimi kabızlığın düzeltilmesinde büyük rol oynar. Günlük sıvı alımı günde 2 litreye çıkarılmalıdır. Kuru erik, elma, portakal, bezelye, yeşil fasulye, barbunya, pişmiş yulaf ezmesi, badem, yer fıstığı ve tam buğday ekmeği lif açısından oldukça zengin gıdalardır.

Kabızlıkta Probiyotik Kullanımı Etkili midir?

Kabızlığın tekrarlamasının önüne geçmek için ise birçok kişide kırmızı et, kızarmış ya da yağlı yiyecekler, süt ve peynir tüketimini azaltmak faydalı olabilir. Bunların dışında fiziksel aktivite ve egzersizlerin artırılması da kabızlıkta etkili bir yöntemdir. İlaç tedavisinde kullanılan laktülozlar dışkı sıklığını artırır ve dışkı kıvamında düzelmeyi sağlar. Bunların dışında kabızlığın oluşma nedenine göre çeşitli kabızlık giderici ilaçlarla tedavi mümkündür. Bunların dışında fonksiyonel kabızlığı olan yetişkinlerde dışkı sıklığında artışa sebep olması nedeniyle bazı probiyotikler tedavide etkilidir. Ciddi kabızlık ve tıbbi tedaviye yanıt alınamayan kabızlık durumlarında ise ameliyat gerekebilir.

Sık Su Tüketimi Kabızlığa İyi Gelir mi?

Su, sindirim sistemi için oldukça önemlidir. Bağırsakların içinde yenilen yiyeceklerin hareketine yardımcı olurken bağırsakların daha esnek olmasını da sağlar. Günlük sıvı alımı yetersiz olan kişilerde sıvı alımının artırılması, dışkının yumuşak olmasına ve bağırsaklardan kolayca geçmesine yardımcı olur. Sağlık sorunu bulunmayan bir insanın günde 8 bardak su içmesi genellikle yeterlidir. Ancak bazı sağlık sorunlarında sıvı alımı kısıtlanırken bazı kişilerde 8 bardak su yeterli olmayabilir. Bu nedenle sağlık sorunu bulunan kişilerin su tüketimi ile ilgili doktorlara danışmaları gereklidir.

Kabızlıkta Faydalı Besinler Nelerdir?

Kuru erik, elma, armut, kivi, incir, turunçgiller (portakal, greyfurt, mandalina), ıspanak, Brüksel lahanası, brokoli, enginar, bezelye, fasulye, mercimek, chia tohumu, keten tohumu, tam tahıllı çavdar ekmeği, kefir gibi besinler kabızlıkta oldukça faydalıdır. Lif oranı yüksek olan bu besinler bir yandan kabızlığı tedavi ederken diğer yandan da kabızlığın yeniden oluşmasını önler.

Kabızlıkta Hangi Besinlerden Uzak Durulmalıdır?

Aşırı alkol tüketimi, gluten içeren gıdalar, işlenmiş tahıllar, süt ve süt ürünleri, kırmızı et, kızarmış veya hazır yiyecekler ile fast food ürünleri kabızlığa yol açabilmektedir. Bu nedenle kabızlık sorunu yaşayan kişilerin bu gıdalardan uzak durmaları gereklidir.

Kabızlıkta Yapılabilecek Egzersizler Nelerdir?

Koşma, yüzme, bisiklete binme, dans etme gibi nefes alışverişini ve kalp atım hızını artıran egzersizler, bağırsaklarda da hareketlenmenin oluşmasına yardımcı olur. Yoga ve derin nefes egzersizleri de yine kabızlığın iyileşmesinde etkili fiziksel aktivitelerdendir. Derin nefes egzersizi, bir sandalyede oturularak yapılır. Ağızdan nefes tamamen verilir ve dudaklar kapatılarak dört saniye boyunca burundan nefes alınır. Ardından alınan nefes yedi saniye boyunca tutulur ve sekiz saniye boyunca tekrar ağızdan nefes tamamen verilir. Bu döngü toplam dört kez yapılmalıdır.

Kabızlık her yaşta ortaya çıkabilen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durumdur. Bazı durumlarda sadece beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve fiziksel aktivitelerin artırılması yeterli olurken kabızlığa neden olan sebebe bağlı olarak tedavi şekli değişebilir. Bu nedenle gerekli kontrollerin yapılması için sağlık kuruluşlarına başvurulması oldukça önemlidir.

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin